İstanbul’un Muhteşem Fotoğrafları

 RTE 54-Recep Tayyip Erdoğan

Cem Karaca (Özel Bölümü)

 

 

 

Döviz Kurları

İnsan Emeğini Sömüren Radyo Barış
37 yıllık sivil toplum örgütü çalışmalarımda birikimlerimi bir radyo ile paylaşmak için
radyo barış ta çevrenin dili adlı bir program yapmaya başladım.
Daha önce bu radyoda program yapan pek çok insan "abi orada insana para vermezler "demelerine rağmen
Benim zaten para beklentim olmadığı kendi sponsorumu bularak program yapacağımı belirtmiştim,nitekim öyle yaptım.
Sponsorluktan elde edilen kazancın yüzde 50 olarak bana ödenmesi gerekirken,bugüne kadar sponsordan elde edilen gelirden tarafıma bir kuruş ödenmedi.Radyo sahibi Ali rıza ile prensip antlaşmamızı defalarca hatırlatmama rağmen bugüne kadar sözünde durmadı,sonradan öğrendiğime göre pek çok insana da böyle yapmışlar,son günlerde radyoda barış'a semah dönenler neden yapılamıyor diye yayın yapıyorlar.
siz milletin parasını yerseniz barış'a semah dönenler elbette yapılamaz ben dahil hiç kimse size hakkını helal etmez.

ZAFER MURAT ÇETİNTAŞ
 

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN İKİ YÜZÜ


İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kentte susuzluk tehlikesine karşı önlem almak için,Halkı su tasarrufuna davet ederken diğer taraftan yeşil alanları şehir suyu ile sulamaya devam ediyor.

İSKİ in Biyolojik arıtma tesislerinden kullanılmış su alarak Kenttin yeşil alanlarını sulamak yerine,İSKİ den yazı ile parkları sulamak için şebekelerin açılmasını isteyen Büyükşehir Belediyesi İstanbul Halkına yalan söylemeye devam ediyor.

Yeşil alanları arttırdığını ifade ederlerken bile Kuruçeşme Cemil Topuzlu parkından bir bölümü bölerek hemen yanında bulunan gece kulübüne ayıran İBB ,İstanbul Halkının kirli deniz sularında yüzmeye teşvik eden açıklamalar yapıyor.

Başkan
Zafer Murat Çetintaş

 

YARDIM SEVER GÖNÜLLÜLER

 

Bu gün insanlığı ayakta tutan en ulvi görevlerimizden biridir yardım severlik. Yardımseverlik içten gelen ve hiç kimseden emir almayan bir duygu ve düşüncedir, hareket tarzıdır yaşam biçimidir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yardım kuruluşları vardır. Birde GÖNÜLLÜLERİ vardır. Bu gönüllü vatandaşlarımızı kimseler bilmezler ve tanımazlar. Gönüllülerin tek bir amaç ve gayeleri vardır .İNSANLARA HİZMET götürmek.

Bende haliyle bir çok yerlerde bu değerli insanlarla karşılaştığım için kendilerini tanımak ve tanıtmak istedim, bu o kadarda kolay olmadı inanın. İşte bu Gönüllüler ordusundan emekli öğretmenlerimizden  SEMRA SABAHAT  hanım efendi bakın neler anlattı.

SEMRA hanım emekli olduktan sonra diyor ve devam ediyor:

 

:Ben emekli olduktan sonra evde yalnızlık çekmeye başlayınca sıkıldım. Bu yüzden arkadaşlarımın yaptığı gibi yardım kuruluşlarına müracaat ederek GÖNÜLLÜ oldum. Ben  haftada  en az üç gün yardım kuruluşlarında çalışmaktayım. Gönül’lünün içinden gelen sevgi ile çalışmaktır. Ben haftada bir gün Cumhuriyet halk evinde görev yaparken haftada iki günde Nişantaşı semt polikliniği dispanserine gitmekteyim. Ayrıca da Tema Vakfında görevliyim

Bahçeli Evler çocuk yuvasında bir yaz çalıştık, görevimiz orada kalan çocukları yıkamaktı ve haftada iki gün gidiyorum. Ben bu gibi yardım kuruluşlarına giderek “Yardımcıya ihtiyacınız“ var mı diye sorarım. İlk okul öğretmeniyim, emekliyim ve boş vakitlerimi böyle değerlendirmekteyim. İhtiyacı olan insanlara hizmet etmekten mutluluk duymaktayım. Karşımızdaki  insanlarda bizim bu hizmetlerimizden mutlu olduklarında, sevincimiz ve mutluluğumuz katlanmaktadır. Ben yapmış olduğum hizmetlerden dolayı mutluyum, ayrıca oturduğum semtteki çocuklara da evimde ders vermekteyim:

.

SEMRA SABAHAT hanıma teşekkür ederek mutluklarının devamını diledim ve kendilerine teşekkür ettim sağ olsunlar var olsunlar. Onlar gerçek birer KAHRAMANDIRLAR 

 

Orhan BUDAK

İstanbul’da iki yeni araba vapuru daha hizmete alınıyor

 

“SAHİLBENT” VE “SULTANAHMET” Marmara sularında

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul trafiğini rahatlatacak ve deniz ulaşımına büyük katkı sağlayacak iki yeni araba vapurunu daha hizmete alıyor. İlk olarak Aralık 2007’de hizmete alınan “Suhulet”in ardından şimdi de “Sahilbent” ve “Sultanahmet” adlı araba vapurları, Harem-Sirkeci arasında İstanbullular’a hizmet verecek.

25 dakika süren bu hattaki seyir süresini 8 dakikaya indirecek yeni nesil araba vapurları ile İstanbullular çayları soğumadan karşı kıyıya varmış olacak. Türk tersanelerinde, Türk mühendis ve işçiler tarafından üretilen vapurlar, İstanbullular’a hızlı, güvenli ve konforlu bir ulaşım sağlıyor. 12,5 deniz mili hıza sahip araba vapurları, yüksek cam boyutları, açık ve kapalı mekanlarındaki panoramik seyir konforuyla da yolcularına benzersiz bir seyir keyfi sunacak. Hız Kontrol Sistemleri’ndeki donanımlar ise daha az titreşim ve gürültü, enerji tasarrufu ve yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. Vapurların kullanım alanları, fiziksel engelli vatandaşlarımızın ihtiyaçları dikkate alınarak düzenlendi. Geniş koridor aralıkları, özel asansör ve yer kaplamaları da vapurlarda yer alan özel uygulamalardan bazıları.  

Her birinin maliyeti 10,7 milyon dolar olan 4 yeni araba vapurunun sonuncusu ise “Sadabad” olacak. Üç ay sonra Sadabad’ın da İDO filosuna katılmasıyla Sirkeci-Harem arasında günlük yolcu ve araç taşıma kapasitesi üç katına çıkarılacak. 5 km. uzunluğundaki kara trafiğine çözüm getirecek yeni araba vapurları, günlük 120 sefer kapasiteleri ile bir saatte 640 araç ve 4.800 yolcu taşıyacak. Buna göre yeni arabalılar, her gün ortalama 9.600 araç ve 72 bin yolcuyu köprü trafiğinden çekerek ciddi bir rahatlama sağlayacak.

 

Vapurların genel teknik özellikleri;

Özellikler: Boyu 73 m., Eni 18 m., 12.5 knot, 80 araç ve 600 yolcu.

Manevra: Gemi, dünyanın en gelişmiş manevra gücüne ve kabiliyetine sahip. Voith Sistemi,

poyraz ve lodosta rahat manevra, kamera sistemi.

Güvenli: 4 ana jeneratör, Voith Sistemi, gelişmiş seyir cihazları, 6 saniyede tam yol ileriden tam yol tornistana geçebilme, yüksek ivmeli yavaşlama ve hızlanma.

Hızlı: 8 dk. seyir süresi, 15-20 dk. toplam sefer, büyük rampa, kolay yükleme ve tahliye.

Çevreci: Minimum yakıt sarfiyatı, egzost emisyon değerleri ideal.

Konforlu: Geniş ve ferah salon, panoramik camlar, klima sistemi, minimum titreşim.

Engelliler: Uygun rampa, asansör, engelli tuvaleti, özel ışık ve ses düzeni, zemin kaplaması vb.

Sosyal alanlar: Bebek Bakım Odası, revir, büfe, 6 büyük (106) ekran LCD TV, Evcil Hayvan Barınakları.

Trafiğe çözüm: Saatte 640 araç ve 4.800 yolcu, günde 9.600 araç ve 72.000 yolcu taşıma kapasitesi. Günde 120 sefer. (4 araba vapuru da hizmete alındığında)

 

“Sahilbent”in tarihçesi

 

İki kıyıyı bağlayan anlamına gelen Sahilbent, 1871 yılında Londra’da Maudslay Sons & Field tezgahlarında yandan çarklı araba vapuru olarak yapıldı. Savaş günlerinde Bahriye’nin hizmetine verildi. I. Dünya Savası sırasında Haydarpaşa-Üsküdar-Sirkeci hattında asker ve askeri malzeme taşıdı. Şirket-i Hayriye tarafından 27 baca numarasıyla ilk olarak 1872’de hizmete alındı. 1959’da hizmet dışına çıkarıldı, 1967 yılında ise satıldı. Şirket-i Hayriye’nin kapanışından sonra uzun yıllar hizmet verdiği Denizyolları amblemi ile çalışan Sahilbent, 45,7 m. boyunda, 8,5 m. eninde, 1000 yolcu kapasitesine ve 7 deniz mili hıza sahipti.   

 

 

 

 

ÖZEL HABER

Temiz Haliç!...

 

Ülkemizin genelinde ve İstanbul’da yaşanan olumsuzluklar, bu çabaların içinde yer alan insanları hem şaşkınlığa hem de kızgınlığa itiyor. İstanbul’un dünyaca ünlü Altın Boynuz’u Haliç’in temizlenmesi için 1/0 yılı aşkın süre çalışmalar yapılarak trilyonlar çamura gömüldü. Sonuç Haliç biraz temizlendi ve su sirkülasyonu sağlandı.

 

Hatta dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, Haliç’te tüm basının gözleri önünde suya girerek yüzdü. Aradan 5 yıl geçti. Bu gün Haliç fotoğraftaki durumda. Trilyonlar harcanan Haliç’te Eyüp sahiline demirlenen ve adeta bir ucubeyi andıran 3 ucuz satış yapan balık ekmek teknesi, bulundukları yeri adeta bir çöplüğe çevirmiş durumda.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bu duruma nasıl izin verdiği ve çevre koruma müdürlüğüne bağlı zabıtaların bu durumu nasıl görmediği ise işin bir başka trajik durumu. Evet açık denize çıkamayacak şekilde eski ve yapılan eklentilerle tekne mi, yoksa bir gecekondu mu belli olmayan bu 3 balık ekmek teknesi, günlerce bağlı bulundukları yerden ayrılmadıkları için, tüm pis atık sularını Haliç’in sularına bırakıyor. Teknelerin bulunduğu bölgede su yüzeyi yağlı ve siyah bir görüntüye kavuşurken, Haliç sahili de adeta bir görüntü kirliliğiyle karşı karşıya.

 

Trilyonlar harcanan yabancıların ‘Golden Horn’ diye adlandırdıkları Altın Boynuz Haliç, yıllarca süren çalışmalar ve harcanan trilyonlardan sonra üç beş kişinin para kazanması uğruna bu hale getirildi. Bu duruma göz yuman, görmezden gelen veya görmeyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ile ilgili kurumlarının vurdumduymazlığı, bu manzaraları gören İstanbulluları adeta çileden çıkartıyor.

 

 

 

 

 

 

Webmaster:Burak Doğan-Çevre Haberleri-İstanbul Çevre Konseyi-Doğa Savaşçıları-Zafer Murat Çetintaş