İstanbul’un Muhteşem Fotoğrafları

 RTE 54-Recep Tayyip Erdoğan

Cem Karaca (Özel Bölümü)

 

 

 

 

Döviz Kurları

 GENCO SABANCI-UŞAK EŞME   

Türkiye’nin altın stoğu 2005 yılında 116 tondu. 

Kışladağ’da yılda 7.5 ton altın çıkarılıyor

 

Türkhaberim-UŞAK-TÜPRAG Uşak’ın Eşme ilçesinde İR :5419" sayılı maden sahasını basın mensuplarına açtı. TÜPRAG Metal Madencilik Müdürü Mehmet Yılmaz, Avrupa`nın en büyük altın madeni olduğunu belirttiği Kışladağ`da dünyanın en modern tesisini kurduklarını ifade ederek, yılda 7.5 ton altın çıkardıklarını, hedeflerinin 10 ton olduğunu söyledi.

TÜPRAG Metal Madencilik tarafından işletilen Uşak’ın Eşme ilçesi yakınındaki Kışladağ Altın Madeni, kamuoyunda yanlış bilgilendirme olduğu gerekçesiyle kapılarını basın mensuplarına açtı. Ankara ve İstanbul’dan maden sahasına zorlu bir yolculuktan sonra ulaşan basın yayın kuruluşları temsilcileri, altın ocağı, liç sahası, siyanür tankları ve altın üretim alanında madenle ilgili bilgiler alarak yerinde inceleme fırsatı buldu.

 

TÜPRAG Metal Madencilik AŞ Müdürü Mehmet yılmaz, Avrupa’nın en büyük altın madeninin, dünyanın en ileri teknolojisiyle kurulduğunu, 17 Ağustos 2007 tarihinde mahkeme kararı ile madende üretime ara verildiğini belirterek,  “Maden 6 Mart 2008 tarihinde yine mahkeme kararı ile ikinci kez üretim izni aldı. Bugüne kadar yaklaşık 7,5 ton altın ürettik. Bu da yaklaşık 220 milyon dolar ediyor. Hedefimiz yılda 10 ton altın üretmek. Türkiye dünyadaki en zengin altın rezervlerine sahip birkaç ülkeden birisi. Bilinen 6 bin 500 ton altın rezervi var. Bunun maddi değeri 200 milyar dolar, katma değeri ile düşündüğümüzde ise 800 milyar dolar. Yer altı kaynaklarımızı ülkemizin menfaatleri doğrultusunda hiç vakit kaybetmeden üretime geçirmemiz gerekiyor. Bu, altın dahil tüm kaynaklar için geçerlidir” dedi.

Madenin 15 yıl süreyle çalışacağını, bunun iki yılını tamamladıklarını,  belirten, Yılmaz, 132 milyon ton cevher içinden yıllık 10 ton altın üretmeyi hedeflediklerini, 2006 ve 2007 yıllarında bu hedefi tutturamadıklarını, Kışladağ’dan toplam 107 ton altın çıkarmayı umduklarını, Türkiye’nin altın ithal eden bir ülke olduğunu, ancak bunu tersine çevirmenin mümkün olduğunu söyleyerek, “Elbette bunu yaparken çevreyi kirletmemek gerekiyor. İleri teknoloji kullanılırsa çevre bundan zarar görmez. Biz herkesi madene davet ediyoruz. Ülke ekonomisine ciddi bir katkı sağlıyoruz. İstihdam yaratıyoruz, burada üretilen altının tamamı da iç piyasada satılıyor” şeklinde konuştu.

 

Sigara dumanındaki siyanür, madendeki havada yok

 

Tüprag Genel müdürü Mehmet Yılmaz, “ülkenin yer altı zenginliklerinin çıkarılmasını istemeyenlerin var olduğunu kaydederek, “Sigara için bir kişi, her sigara içişinde 0.3 mg siyanür alırken, bizim madenlerde sıvı halde (hidrojen siyanür) siyanür lici kullanılmasına rağmen, sıvının PH’ını (sertliğini) 10.5 tutarak, siyanürün buharlaşarak havaya karışmasına ve dolaysıyla da insan sağlığına zarar vermesini önlüyoruz” dedi.
 
Yılmaz, basın mensuplarına ocağı, altın elde etme yöntemlerini ve dore adı verilen Altın gümüş ve diğer matallerin de yer aldığı altın külçesinin dökümünü de gösterdi. Yılmaz, Büyük Önder Atatürk’ün Etibank ve MTA’yı kurmadan önce 20 mayıs 1933 de Altın arama ve işletme idaresi başkanlığı ile Petrol arama ve işletme başkanlığı kurduğunu hatırlatarak,”Ulu Önder Atatürk, ülkenin kalkınmasının yer altı kaynaklarında olduğunu keşfetmiş ve bu kurumları oluşturmuştur. Bugün bazı zihniyetler, zaman zaman çıkardıkları dedikodularla ülkenin yer altı kaynaklarının çıkarılmasını önlemeye çalışmaktadırlar. Bu ülkede hiçbir maden, ruhsat almadan çalışamaz. Kışladağ Altın Madeni de ilgili devlet kurumları tarafından iki haftada bir denetlenmektedir. Şayet madenden kaynaklanan ve insan sağlığını ve çevreyi olumsuz etkileyecek her hangi bir olumsuzluk tespit edilmesi halinde, soruna çözüm bulununcaya kadar, yetkililerin tesisi kapatma yetkileri vardır” dedi.



Açık ocak sistemi ile üretim yaptıklarını anlatan Yılmaz, 10 ar metrelik teraslar halinde ocağı işlediklerinden 1 km2’lik bir alanda çalıştıklarını, tespitlere göre de 400 metre derine kadar ineceklerini hatırlatarak, “Burada yapılan, altın ve gümüş cevheri bulunan kayaları işlemden geçirdikten sonra, başka alana taşıyarak, topoğrafik değişim sağlıyoruz. Maden, 15 yıl sonra işlemini tamamlayınca, şirket tarafından 2 yıl boyunca gerekli düzenlemeler yapılıp, ağaçlandırılacaktır. Bunun yapılmaması halinde, bakanlığa yatırılan 40 milyon dolar yanacak. Yani biz yapmasak bile bakanlık bunu yapacak. Bu sistem her maden sahası için geçerli. Kimse bunu göze alamaz ve taminatını yakmaz” dedi. .

Türkiye’de yeraltında bulunan zenginliklerin işlenip ekonomiye kazandırılması ile altın ithalatında önemli bir düşüşe neden olduklarını hatırlatan Yılmaz, Türkiye’nin her yıl altın ithalatı için 5 milyar dolar ödediğini, Kışladağın ortalama yılda 7.5 ton altın üreterek, önemli bir döviz kaybını önlediğini, yabancı şirketlerin çıkardığı altın madenini kaçırdığı yolundaki iddiaların da gülünç olduğunu belirterek, burada elde edilen altının 999 ayara getirilmek için istanbul’daki rafineriye götürüldüğünü, orda saflaştırıldıktan sonra da İstanbul altın Borsa’sında satıldığını kaydetti.
 


Yılmaz, Ocaktan çıkarılan kayaların önce ufalanarak parçacıklar haline getirildiğini, “bu parçacıkların konveyörlerle daha önce geçirimsizliği sağlanan kil dolgu ile yapılan yığın lici prosesi ( bu proseste önce alan jeomemram adlı bir lastik örtüyle kaplanıyor ardından kil dolgu ile geçirimsizlik sağlanıyor.Üstüne drenaj boruları döşenip, onun üzerine yine kalın jeomemramlar döşenerek hazırlanıyor) üzerine dökülüyor.10 metrelik bir yığın teşkil edildikten sonra bunun üzerine . PH’ı 10.5 olan sıvı halde (hidrojen siyanür) siyanür lici damlama yöntemiyle damlatılmakta ve kayanın içindeki altın ve kıymetli madenler aşağı doğru süzülmekte ve aşağıda naylon brandanın üzendeki drenaj kanalları vasıtası ile toplanarak sıvı işleme merkezine geliyor. İşleme merkezine gelen sıvı elektrotlar vasıtasıyla eritilen cevher daha sonra yüksek ısılı fırında eritilerek ‘dore’ külçe haline getirilip, 999 saflığa ulaştırmak için rafineriye gönderiliyor. PH’ı 10.5 olan eriyik, yeniden borularla damlama borularına gönderilip, işlem sürdürülüyor. Böylece siyanürlü eriyiğin 1 gramı bile ziyan edilmeden kullanması sürer” dedi.

Yılmaz, bir soru üzerine ise, içinden altını alınan kayaların ise işlemi bittikten sonra üzerine hidrojen peroksit dökülmek suretiyle siyanürü meydana getiren Sodyum, Karbon ve Azot’a dönüştürüldüğünü anlattı. Yılmaz, yer altı sularının ve havanın şirket elamanlarınca sürekli denetlendiğini de belirterek, devlet kurumlarının da 15 günde bir gelip denetim yaptığını belirtti.

15 yılda 170 ton altın çıkarılacak

 

Kışladağ’da altın rezervinin olduğunu 1998 yılında tespit eden şirket, 5 yıl boyunca sondaj gerçekleştirdi. 52 bin metre yapılan sondajın ardından 2003 yılında işletilebilir 208 ton metal ve altın rezervi bulunduğu tespit edildi. 2006 yılında altın çıkarmaya başlayan şirket 16 ayda 7.5 ton altın çıkardı. Sahada 15 yıl içinde 132 milyon ton cevher işlenecek. 170 ton altın çıkarılacak, 174 milyon dolar yatırım yapılan tesiste, her biri 2.5 milyon dolar değerinde tam 10 adet 150 ton kapasiteli devasa kamyonlar ile vinçler çalışıyor. Madende toplam 530 kişi çalışıyor. Bunun 400’ünü işçiler kapsıyor. Madende çalışan işçiler ve devasa kamyonları kullananlar, maden çevresinde bulunan 4 köyde yaşayanlar oluşturuyor. Bu kişiler aylar süren eğitimden sonra çalıştırılırken, maden sahasında can güvenliği en üst seviyede tutuluyor.

Bir ton cevherde 1.3 ila 4 gram arasında altın elde edilebiliyor. Ortalama 150 ton cevherde 3 kilo altın çıkarılabiliyor. 600 ton cevherden 12 kiloluk altın külçesinin elde edilebilmesi için yapılan devasa işlem görüldüğünde, işin maliyeti ve boyutları da ortaya çıkıyor.

 

Temmuz ayında kapatılmıştı

 

Tüprag Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş, 1986 yılında yüzde 100 yabancı sermayeli bir şirket olarak Ankara’da kuruldu. Merkezi Kanada"da bulunan Eldorado Gold Corporation adlı madencilik şirketinin bir alt kuruluşu olarak Türkiye"de faaliyetlerini sürdüren Şirket"in, 2006 yılında açılan Uşak kışladağ’daki altın madeni işletmesinin faaliyeti, üretimde ‘siyanür’ kullanıldığı gerekçesiyle Danıştay 6. Daire tarafından, 9 Temmuz 2007 tarih ve E.2006/7429 sayılı kararıyla ÇED olumlu kararının yürütmesini durdurmuş ve maden sahası 6 ay kapalı kaldıktan sonra Mart ayında tekrar mahkeme kararıyla izin alarak çalışmalarına başlamıştı. Şirket kapalı kaldığı süre içinde 530 çalışanının maaşlarını ve sosyal haklarını ödemeyi sürdürdü.  6 aylık zaman diliminde de çalışanlarının eğitimini sağlarken, sahada da çevre düzenlemesi ve ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirdi.

 

 

28 MAYIS 2008

 

 

Webmaster:Burak Doğan-Çevre Haberleri-İstanbul Çevre Konseyi-Doğa Savaşçıları-Zafer Murat Çetintaş