İstanbul’un Muhteşem Fotoğrafları

 RTE 54-Recep Tayyip Erdoğan

Cem Karaca (Özel Bölümü)

 

 

 

Döviz Kurları

 

Şehir plancılarına gerek yok, Tayyip Bey yeter!

 

Bir dünya metropolünde ulaşım ağının nasıl planlanacağına, köprülerin hangi noktalara kurulacağına kim karar verir?

Dün hükümete yakın bazı yayın organlarında ( Yeni Şafak, Sabah vs.) İstanbul'a yapılacak 3. Boğaz köprüsünün güzergahının Trabya-Beykoz olarak belirlediği haberi yer almıştı. Bugün, hem Ulaştırma Bakanı hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı köprü güzergahının kesin olarak belirlenmediğini belirttiler. Çünkü köprünün kaderi Başbakan'ın iki dudağının arasında!


Bir dünya metropolünde ulaşım ağının nasıl planlanacağına, köprülerin hangi noktalara kurulacağına kim karar verir?

Şehir planlamacıları, mimarlar, mühendisler diyeceksiniz değil mi?

Hayır yanılıyorsunuz!

Türkiye'de buna yalnızca Başbakan Erdoğan karar verir.

Kendisi İmam Hatip mezunu ama olsun. Helikopteriyle şehir üstünde tur attı, bilgiler aldı. Şimdi son karar onun.

Bunu biz söylemiyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım söylüyor.

 

3. KÖPRÜNÜN YERİNİ BELİRLEMEK BAŞBAKAN’IN İŞİ Mİ?

‘Padişahlar bile böyle bir yetki kullanmadı!’


İstanbul Boğazı’na yapılması planlanan 3’üncü köprü için belirlenen 6 güzergah seçeneği önce 4’e son olarak da 2’ye indirildi. Bu seçeneklerden köprünün nereye kurulacağına Başbakan Erdoğan karar verecek. Ancak şehir planlamacıları, uzmanlar ve bilim adamları, kararın tek bir kişiden çıkmasına tepkili.

Son birkaç yıldır ’yapılsın yapılmasın ’tartışmalarıyla ve olası güzergahlarıyla gündem yaratan 3’üncü köprü yine kriz konusu oldu. Hem Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın köprünün yerinin hazırlanan alternatifler arasından Başbakan Erdoğan tarafından seçileceğini açıklaması meslek odalarını ve kentin eski yöneticilerini ayağa kaldırdı. Köprünün yerinin Başbakan’ın seçimine bırakılmasını eleştiren uzmanlar bu uygulamanın demokrasiyle bağdaşmayacağının altını çiziyor.

Seçenekler 2 güzergaha indi

Kamuoyunda tepkilere neden olan ilk açıklama yeni köprü projesiyle ilgili olarak belirlenen 6 güzergahın 4’e indirildiğini ve Tarabya-Beykoz güzergahının da alternatiflerden biri olduğunu belirten Ulaştırma Bakanı Yıldırım’dan geldi. Köprünün yapılacağı alandaki yapılaşmaların orman dokusuna zarar vermesini istemediklerini, güzergah seçiminde hassas davrandıklarını ifade etse de köprünün yerini konusunda karar merci olarak Başbakan’ı gösterdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş da dün alternatiflerin ikiye indirildiğini açıkladı ve tıpkı Bakan Yıldırım gibi karar mercii olarak aynı adresi gösterdi.

‘Rant’ amaçlı demişti

Bu açıklamalara ilk tepki, Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Eyüp Muhçu’dan geldi. Muhçu öncelikle 3’üncü köprünün İstanbul trafiğini çözmeyeceğini, aksine içinden çıkılamaz bir hale getireceğini savunuyor: “Biz Mirmarlar Odası İstanbul Şubesi olarak boğaz geçişleriyle ilgili çalışma sürdürüyoruz. Bu kapsamda köprülü boğaz geçişlerinin ulaşıma katkı sağlamayacağını, tam tersine içinden çıkılmaz hale getireceğini saptadık. Geniş bir tabana yayılan uzman topluluğu ve üniversitelerin katılımı ile gerçekleştirdik bu çalışmayı. Sayın Başbakan da 1996 yılında belediye başkanıyken, 3. köprü projelerinin siyasal ve rant amaçlı olduğunu söylemişti. Başbakan olduktan sonra yasalara, hukuka, şehircilik ilkelerine aykırı olmasına rağmen gerçekleştirmek için çalışıyor.”

Hiçbir uzmanlığı yok

Muhçu, köprünün nereden geçeceğine Başbakan’ın tek başına karar vermesine de tepki gösterdi: “Güzergah ile ilgili Ulaştırma Bakanı’nın yaptığı açıklama tarihe kara leke olarak geçecek açıklamadır. Osmanlı’da padişahlık dönemlerinde bile padişahın kendisini bu denli bir yetki içinde görmediği gibi, tebası da bu yetkiyi kendisine reva görmemiştir. Kaldı ki çağdaş hukuk değerlerini referans alan ülkelerde bu tür uygulamalar asla yapılamaz. Konuda hiçbir uzmanlığı bulunmayan sayın Başbakan’a güzergah seçme hakkını vermek, İstanbul için talihsizliktir.”

 

Hitler bile uzmanlara danışmıştı



* Mimarlar Odası Eski Genel Başkanı Oktay Ekinci: “Böyle bir mantık, böyle bir devlet anlayışı Hitler döneminde bile görülmemiştir. Hitler bile bugün hala dünyanın en gelişmiş kabul edilen Almanya otoyolları planlanırken dönemin yol mühendisleri ve şehircilerin önerilerine göre otoyolları düzenlemiştir. Atatürk bile olsa buna kendisi asla karar vermez, bilim ne derse onu yapardı. Çünkü bir kente hele İstanbul gibi bir kente Boğaz köprüsü gibi önemli bir projenin güzergahına karar verme yetkisi asla ne başbakanda ne devlet başkanında ne de Cumhurbaşkanında olabilir. Buna şehircilik bilimi karar verir ve İstanbul Boğazı için de şehircilik bilimi kararını 20 yıldır vermiştir. Bu karar 3’üncü bir köprünün kesinlikle yapılmaması gerektiği, trafiği kesinlikle çözmeyeceği ve daha kötü hale getireceği ve elde kalan son orman alanlarını yitireceği tespitine dayanmaktadır. Erdoğan da belediye başkanıyken kararı onaylamıştır.”

Belediye Meclisi’ni yok sayıyor


* İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Nurettin Sözen: “İstanbul’a köprü yapılması kentin nazım planıyla ilgilidir. Şu anda nazım planında 3’üncü köprü yer almıyor. Nazım planına karar verecek olan da Büyükşehir Belediye Meclisi’dir. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin vermesi gereken kararı Başbakan verecek. Bu kurallara uygun değil. Çünkü nazım planıyla ilgilidir ve bu planı Büyükşehir Belediye Meclisi yapar. Başbakan, köprünün yerini belirleyerek kendini Belediye Meclisi’nin yerine koyuyor ve onu yok sayıyor.”

Uzmanlar karar vermeli

* Şehir Plancıları Odası Başkanı Erhan Demirdüzen: “İstanbul’un trafik sorunu güncel verilere dayalı projeler ile çözülmelidir. Eğer köprü yapmak gibi bir proje söz konusuysa üniversiteler ve meslek odalarına bağlı uzmanlar, yerel yönetimler ile ortak bir çalışma içerisine girmelidir. Ama bu olmamıştır. Siyasi bir karar veriliyor. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir karar yöntemi olduğunu zannetmiyorum. Başbakanın karar vermesi doğru değildir. Başbakan belediye başkanı olduğu dönemde ’3. köprü İstanbul’a ihanettir’ diye yorumlamıştı. Bugün 3. köprünün nereye yapılacağının kararını verecek. Bunun doğru bir karar olduğunu düşünmüyorum. Vatan

 

 

Başbakan grev gözcüsü çıktı

 

Erdoğan 20 yıl önce grev gözcülerine destek vermişti

 

Taksim’de 1 Mayıs kutlamalarının yapılmasına tepki gösteren ve “Ayakların başı yönettiği yerde kıyamet kopar” konuşmasıyla işçilerin tepkisini alan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bir zamanlar İstanbul İl Başkanlığı görevini yürütürken grev yapan işçilere “grev gözcüsü” gömleği giyerek destek veren görüntüleri ortaya çıktı.
 

İSTANBUL- Taksim’de 1 Mayıs kutlamalarının yapılmasına tepki gösteren ve geçen hafta yaptığı açıklamada, "Türkiye bir tatiller cenneti değildir. Zaten 200 gün çalışılıyor, gerisi tatil. O bir günlük tatilin maliyeti 2 katrilyon” ve “Ayakların başı yönettiği yerde kıyamet kopar” sözleriyle tepki toplayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 yıl önce grev yapan işçilere “grev gözcüsü” gömleği giyerek destek verdiği ve işçi haklarını savunmak için grev gözcülüğü yaptığı ortaya çıktı.

1988 yılında Basın İş sendikasına bağlı Darphane İşçilerinin grevinin 28’inci gününde “grev gözcüsü” gömleğini üzerine giyerek destek veren Refah Partisi İstanbul İl Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemizde özellikle 1980 sonrası hükümetler işçi haklarına insan onuruna yakışmayacak şekilde ilgisiz kalmaktadır. Alın teri kutsallığını yitirmiştir. Ülkemizde işçilerimiz kira ücretlerini dahi ödeyemeyecek zorluklar içerisindedir. Bu zulme son verene kadar haklı ve kararlı mücadelelerin yanında olmayı inancımız gereği görev telakki ederiz” demişti.

“BAŞBAKANIN ‘AYAKLAR’ SÖZÜ BİZİ ÜZDÜ”
Erdoğan’ın 20 yıl önceki fotoğraf karesinde bulunan sendika başkanı Hasan Tufan ise, “Grev yerine gitmeden önce Erdoğan’la çalışma hayatı üzerine sendika merkezinde uzun uzun sohbet etmiştik. Kendisi grev yerine gelerek emekçiden yana tavır göstermişti. 20 yıl önce grev gömleğini üstüne giyen bir siyasetçinin 20 yıl sonra böyle açıklamalar yapması bizleri üzdü. Keşke başbakan 1 Mayıs’ta Taksim’de hak arayacak işçilere ”ayak” demeseydi. Türk siyasi tarihi bunu not düşecektir” diye konuştu.

 

GAZETEPORT

 

 

.

 

 

Webmaster:Burak Doğan-Çevre Haberleri-İstanbul Çevre Konseyi-Doğa Savaşçıları-Zafer Murat Çetintaş