O bir sosyal demokrattı; sosyal demokrattan da bir iki adım önde
Prof. İdris Küçükömer’in; “Türkiye’de solcular gerici, dinciler
ilericidir” diye özetlenen bilimsel temelden yoksun görüşlerinden
etkilenmişti.
Güzel konuşuyordu.
Karizması yüksekti.
Sosyal Demokrat Parti’nin Genel Sekreterliği’ne kadar gelebilmişti.
TV programlarına çıkıp yaptığı her konuşmadan sonra bir yığın insan;
“halktan kopmuş solcu partiyi devrimci-demokrat ayakları üzerine
oturtacak değişmin önderi” olarak onu görüyor, partili bir yığın
genç de “Ben Ertuğrul Günay’cıyım...” diyerek onu model alıyordu.
Ertuğrul Günay, son seçimlerde siyasi kampını değiştirdi, oy oranını
yüzde 23’ün üzerine çıkartamayan sosyal demokratlardan ayrıldı,
Tayyip Erdoğan’ın “İslamcı-demokrat-sağcı-muhafazakâr” saflarına
törenle katıldı.
Seçimler yakındı.
Seçimler yapıldı.
Seçildi.
Kültür Bakanı oldu.
***
Döndü dediler.
Güldü geçti.
O, halkçı, devrimci, solcu, emeğe, adalete, eşitliğe, demokratlığa
yakın görüşlerinden dönmemişti. Halka hizmet götürebilmek için
halkın güler yüz gösterip sevgi verdiği ve yüzde 47 oranında yüksek
oyla yakınlık kurduğu AKP’ye bakan olmuştu.
O eski Ertuğrul’du!
Bilinen Günay’dı.
İlkelerine bağlıydı.
Haksızlığa; yasalara vücut çalımı atarak zenginleşmeye karşıydı. Söz
gelimi para sahibi, güç sahibi, nüfuz sahibi MNG adlı bir holdingin,
yasalara aykırı olarak tabiat harikası Mandalya Körfezi’nin (Güllük
Körfezi) Pina Yarımadası’na açılan mavi atlas gibi uzanmış koyunu
lanet molozlarla doldurmasına izin vermezdi. “Bakan olmak için”
siyasi çizgisini değiştirmişti ama düşüncelerinden ve ideallerinden
dönmemişti. Eskiden onu sevip ona inamış olanlara da yeni katıldığı
partisinde onu sevme potansiyeli taşıyanlara da “MNG Holding’in
denize döktüğü molozu MNG Holding’e yalatacak idealist siyaset ve
devlet adamı görüntüsü” veriyordu.
***
Fakat hayat acımasız.
Gerçekler insafsız.
Kültür Bakanı Ertuğurul Günay’ın karizması MNG molozu altında kaldı,
ezildi. Sayın Ertuğrul Günay’ın, “Biz Kültür Bakanlığı olarak MNG
Holding’e o koya moloz dökme izni vermedik” dediği izin, Maliye
Bakanlığı’ndan çıktı. Maliye Bakanlığı’na bağlı Milli Emlak Genel
Müdürlüğü, MNG Holding’e dünyanın en güzel koylarından birine
döktüğü molozu inşaat sayacak proje yapması için izin verdi. Ve
Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü; bu izni verirken de
Kültür Bakanlığı’ndan ‘olur’ aldığını açıkladı. Bakan Ertuğrul
Günay’ın son sözleri şunlar oldu: “Ben o koya dökülen molozun
kaldırılarak, denizin eski durumuna getirilmesini istedim, fakat
ilgili birimlere müracaat etmiş, bir proje yapma izni ve süresi
almış. Bu projeyi bekleyeceğiz. Bu ülkede deniz kıyıları
değerlendirilemez diye bir şey yok...”
Ertuğrul Günay Ayasofya’nın 10 metre yakınında Bizans sarayının
tarihsel-arkeolojik kalıntıları üstüne 600 ton ithal çelik ayaklar
çaktırarak 4 kat ilave inşaat yapan Four Seasons Oteli sahibi Mesut
Toprak’ın, inşaatı mühürlenip durdurulan katlarından birini de
yıkacağını söylemişti.
Onu da yıkamadı.
Devlet adamı idealizmi, lüks otel inşaatı altında da kaldı, iyice
ezildi.
Ezilmedi mi?
Necati Doğru-Vatan-16-6-2008
56 gün geçti MNG’nin molozu koyda duruyor!
Tarihler Nisan ayının 20’sini gösteriyordu; bütün Türkiye bir umutlu
isteğe uyanmıştı. Gazeteler manşetlere taşıyor, TV’ler haber
saatlerinde uzmanları konuşturuyor tarafları tartıştırıyorlardı.
Köşe yazarları, sivil toplum örgütleri, ağacı, denizi, ülkeyi
sevenler; “Aranıyor, aranıyor... 8 futbol sahası büyüklüğe denk
gelen lanet molozu; mavi bir atlas gibi uzanan, eşi bulunmaz, dünya
tabiat harikası, “rüzgârların aşk evi Mandalya Körfezi”ne (diğer adı
Güllük Körfezi) dökene “yalatacak” bir yetkili, bir vicdan sahibi,
bir sorumlu, bir gerçek devlet ve halk adamı aranıyor” diye
yazıyorlardı.
Nisanın 20’siydi.
10 gün Nisan’dan.
31 gün Mayıs’tan.
15 gün Haziran’dan.
Toplam 56 gün geçti.
MNG’ye döktüğü molozu yalatacak bir kamu yönetimi aranıyor. Para
sahibi, güç sahibi, nüfuz sahibi MNG Holding’in yan şirketi Günal
İnşaat’ın yasalara aykırı olarak doldurduğu molozlar olduğu gibi
duruyor.
56 gün bitti.
Aranıyor...
Aranıyor...
MNG molozunu yalatacak bir yetkili, bir vicdan sahibi, bir sorumlu,
bir gerçek devlet ve halk adamı yine aranıyor.
Para sahibi, güç sahibi, nüfuz sahibi MNG Holding’in yan şirketi
Günal İnşaat, Orman Bakanlığı’ndan 49 yıllığına 85 dönüm (85 bin
metrekare) orman arazisini kiraladı. Turizm Bakanlığı’ndan da 5 ekim
2005’te “5 yıldızlı otel yapmak üzere yatırım belgesi” aldı... 31
Mayıs 2007’de de ÇED raporunu Çevre Bakanlığı’na onaylattı... Ve 21
Şubat 2008’de Muğla İl Özel İdaresi’nden “yapı ruhsatı” alıp,
yeterli miktarda ağacı keserek 5 yıldızlı otelini yapmaya başladı...
MNG Holding 5 yıldızlı otelini yapmaya başladığında hafriyatta çıkan
molozu denize dökmeyecekti, dökemeyecekti. Çünkü ona bu oteli yapma
izni veren ÇED raporunda; “Otel yapımından çıkacak hafriyat molozunu
denize dökme, iskelelerin yapımı sırasında herhangi bir şekilde
deniz ortamına dolgu işlemi, dip tarama ve benzeri eylemler
yapılmayacaktır” şartına bağlanmıştı.
Fakat, kim takar şartı!
Kim dinler yasayı!
Madem ki o bir holding!
Madem ki parası var.
İnşaatından çıkan molozu doğrudan doğruya güzelim körfeze
doldurdular, 8 futbol sahasına denk gelen 1300 metre uzunluğunda, 40
metre genişliğinde mendirek ve iskele dolgusu yaptılar.
Moloz denize doluyor, Mandalya Körfezi’nin yani Güllük Körfezi’nin
haritası, yasalara, kurallara, doğaya, ÇED raporuna aykırı olarak
değişiyordu.
56 gün geçti.
Moloz duruyor.
Kaldıran olmadı.
Aranıyor..
Aranıyor...
Para sahibi, güç sahibi, nüfuz sahibi MNG Holding’in yan şirketi
Günal İnşaat’a, yasalara aykırı olarak denize döktüğü molozu
yalatacak bir yönetim aranıyor.