İstanbul’un Muhteşem Fotoğrafları

 RTE 54-Recep Tayyip Erdoğan

Cem Karaca (Özel Bölümü)

 

 

 

Döviz Kurları

 

Necati Doğru-Vatan-23-6-2008

 

 

MNG molozu bir idealisti ezdi!

O bir sosyal demokrattı; sosyal demokrattan da bir iki adım önde Prof. İdris Küçükömer’in; “Türkiye’de solcular gerici, dinciler ilericidir” diye özetlenen bilimsel temelden yoksun görüşlerinden etkilenmişti.

Güzel konuşuyordu.

Karizması yüksekti.

Sosyal Demokrat Parti’nin Genel Sekreterliği’ne kadar gelebilmişti. TV programlarına çıkıp yaptığı her konuşmadan sonra bir yığın insan; “halktan kopmuş solcu partiyi devrimci-demokrat ayakları üzerine oturtacak değişmin önderi” olarak onu görüyor, partili bir yığın genç de “Ben Ertuğrul Günay’cıyım...” diyerek onu model alıyordu. Ertuğrul Günay, son seçimlerde siyasi kampını değiştirdi, oy oranını yüzde 23’ün üzerine çıkartamayan sosyal demokratlardan ayrıldı, Tayyip Erdoğan’ın “İslamcı-demokrat-sağcı-muhafazakâr” saflarına törenle katıldı.

Seçimler yakındı.

Seçimler yapıldı.

Seçildi.

Kültür Bakanı oldu.

***



Döndü dediler.

Güldü geçti.

O, halkçı, devrimci, solcu, emeğe, adalete, eşitliğe, demokratlığa yakın görüşlerinden dönmemişti. Halka hizmet götürebilmek için halkın güler yüz gösterip sevgi verdiği ve yüzde 47 oranında yüksek oyla yakınlık kurduğu AKP’ye bakan olmuştu.

O eski Ertuğrul’du!

Bilinen Günay’dı.

İlkelerine bağlıydı.

Haksızlığa; yasalara vücut çalımı atarak zenginleşmeye karşıydı. Söz gelimi para sahibi, güç sahibi, nüfuz sahibi MNG adlı bir holdingin, yasalara aykırı olarak tabiat harikası Mandalya Körfezi’nin (Güllük Körfezi) Pina Yarımadası’na açılan mavi atlas gibi uzanmış koyunu lanet molozlarla doldurmasına izin vermezdi. “Bakan olmak için” siyasi çizgisini değiştirmişti ama düşüncelerinden ve ideallerinden dönmemişti. Eskiden onu sevip ona inamış olanlara da yeni katıldığı partisinde onu sevme potansiyeli taşıyanlara da “MNG Holding’in denize döktüğü molozu MNG Holding’e yalatacak idealist siyaset ve devlet adamı görüntüsü” veriyordu.

***



Fakat hayat acımasız.

Gerçekler insafsız.

Kültür Bakanı Ertuğurul Günay’ın karizması MNG molozu altında kaldı, ezildi. Sayın Ertuğrul Günay’ın, “Biz Kültür Bakanlığı olarak MNG Holding’e o koya moloz dökme izni vermedik” dediği izin, Maliye Bakanlığı’ndan çıktı. Maliye Bakanlığı’na bağlı Milli Emlak Genel Müdürlüğü, MNG Holding’e dünyanın en güzel koylarından birine döktüğü molozu inşaat sayacak proje yapması için izin verdi. Ve Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü; bu izni verirken de Kültür Bakanlığı’ndan ‘olur’ aldığını açıkladı. Bakan Ertuğrul Günay’ın son sözleri şunlar oldu: “Ben o koya dökülen molozun kaldırılarak, denizin eski durumuna getirilmesini istedim, fakat ilgili birimlere müracaat etmiş, bir proje yapma izni ve süresi almış. Bu projeyi bekleyeceğiz. Bu ülkede deniz kıyıları değerlendirilemez diye bir şey yok...”

Ertuğrul Günay Ayasofya’nın 10 metre yakınında Bizans sarayının tarihsel-arkeolojik kalıntıları üstüne 600 ton ithal çelik ayaklar çaktırarak 4 kat ilave inşaat yapan Four Seasons Oteli sahibi Mesut Toprak’ın, inşaatı mühürlenip durdurulan katlarından birini de yıkacağını söylemişti.

Onu da yıkamadı.

Devlet adamı idealizmi, lüks otel inşaatı altında da kaldı, iyice ezildi.

Ezilmedi mi?

 

Necati Doğru-Vatan-16-6-2008

 

56 gün geçti MNG’nin molozu koyda duruyor!

Tarihler Nisan ayının 20’sini gösteriyordu; bütün Türkiye bir umutlu isteğe uyanmıştı. Gazeteler manşetlere taşıyor, TV’ler haber saatlerinde uzmanları konuşturuyor tarafları tartıştırıyorlardı. Köşe yazarları, sivil toplum örgütleri, ağacı, denizi, ülkeyi sevenler; “Aranıyor, aranıyor... 8 futbol sahası büyüklüğe denk gelen lanet molozu; mavi bir atlas gibi uzanan, eşi bulunmaz, dünya tabiat harikası, “rüzgârların aşk evi Mandalya Körfezi”ne (diğer adı Güllük Körfezi) dökene “yalatacak” bir yetkili, bir vicdan sahibi, bir sorumlu, bir gerçek devlet ve halk adamı aranıyor” diye yazıyorlardı.

Nisanın 20’siydi.

10 gün Nisan’dan.

31 gün Mayıs’tan.

15 gün Haziran’dan.

Toplam 56 gün geçti.

MNG’ye döktüğü molozu yalatacak bir kamu yönetimi aranıyor. Para sahibi, güç sahibi, nüfuz sahibi MNG Holding’in yan şirketi Günal İnşaat’ın yasalara aykırı olarak doldurduğu molozlar olduğu gibi duruyor.

56 gün bitti.

Aranıyor...

Aranıyor...

MNG molozunu yalatacak bir yetkili, bir vicdan sahibi, bir sorumlu, bir gerçek devlet ve halk adamı yine aranıyor.

Para sahibi, güç sahibi, nüfuz sahibi MNG Holding’in yan şirketi Günal İnşaat, Orman Bakanlığı’ndan 49 yıllığına 85 dönüm (85 bin metrekare) orman arazisini kiraladı. Turizm Bakanlığı’ndan da 5 ekim 2005’te “5 yıldızlı otel yapmak üzere yatırım belgesi” aldı... 31 Mayıs 2007’de de ÇED raporunu Çevre Bakanlığı’na onaylattı... Ve 21 Şubat 2008’de Muğla İl Özel İdaresi’nden “yapı ruhsatı” alıp, yeterli miktarda ağacı keserek 5 yıldızlı otelini yapmaya başladı... MNG Holding 5 yıldızlı otelini yapmaya başladığında hafriyatta çıkan molozu denize dökmeyecekti, dökemeyecekti. Çünkü ona bu oteli yapma izni veren ÇED raporunda; “Otel yapımından çıkacak hafriyat molozunu denize dökme, iskelelerin yapımı sırasında herhangi bir şekilde deniz ortamına dolgu işlemi, dip tarama ve benzeri eylemler yapılmayacaktır” şartına bağlanmıştı.

Fakat, kim takar şartı!

Kim dinler yasayı!

Madem ki o bir holding!

Madem ki parası var.

İnşaatından çıkan molozu doğrudan doğruya güzelim körfeze doldurdular, 8 futbol sahasına denk gelen 1300 metre uzunluğunda, 40 metre genişliğinde mendirek ve iskele dolgusu yaptılar.

Moloz denize doluyor, Mandalya Körfezi’nin yani Güllük Körfezi’nin haritası, yasalara, kurallara, doğaya, ÇED raporuna aykırı olarak değişiyordu.

56 gün geçti.

Moloz duruyor.

Kaldıran olmadı.

Aranıyor..

Aranıyor...

Para sahibi, güç sahibi, nüfuz sahibi MNG Holding’in yan şirketi Günal İnşaat’a, yasalara aykırı olarak denize döktüğü molozu yalatacak bir yönetim aranıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

Webmaster:Burak Doğan-Çevre Haberleri-İstanbul Çevre Konseyi-Doğa Savaşçıları-Zafer Murat Çetintaş